Görünmeyeni Görmek: Sosyal Dönüşüm İçin Katalitik Sermaye
Nobel ödüllü ekonomist Milton Friedman, 1970 yılında The New York Times Magazine’de yayımlanan “The Social Responsibility of Business is to Increase Its Profits” başlıklı çarpıcı makalesinde şöyle diyordu:
“Bir işletmenin tek sorumluluğu kârını artırmaktır.”
Bu görüş, iş dünyasında hızla benimsendi ve literatüre Friedman Doktrini (The Friedman Doctrine) olarak geçti. On yıllar boyunca da adeta iş dünyasının pusulası oldu.
Ancak küresel ölçekte artan iklim krizi, sanayileşmenin çevresel etkileri, kısa vadeli kâr baskıları ve kamu kaynaklarıyla çözülmesi zor olan işsizlik, çevre kirliliği gibi sorunlar, bu yaklaşımın sınırlarını ortaya koydu. İşletmelerin yalnızca hissedarlarını değil, toplumu da gözetmesi gerektiği fikri giderek güç kazandı.
Bu noktada etki yatırımları (impact investing) sahneye çıktı. Etki yatırımları, Friedman’ın “ne kadar kazanıyoruz?” sorusuna karşılık “kim kazanıyor ve kim kaybediyor?” sorusunu gündeme getirdi. Yani:
“Kâr edebilirsin, ama topluma da katkı sunmalısın.”
Etki yatırımları; finansal getiriyle birlikte sosyal ve çevresel fayda yaratmayı hedefleyen yatırımlardır. Örneğin, su sıkıntısı yaşayan bir bölgede güneş enerjili arıtma sistemine yapılan bir yatırım, hem su sorununu çözer hem de yatırımcısına dönüş sağlar.
Global Impact Investing Network (GIIN) verilerine göre, 2024 itibarıyla küresel etki yatırımları pazarı 1,57 trilyon ABD dolarına ulaşmış durumda. Bu alandaki yıllık bileşik büyüme oranı son beş yılda %21. Bu varlıklar, dünya genelinde 3.907 kuruluş tarafından yönetilmekte.
Etki yatırımlarının temel özellikleri şunlardır:
- Hem finansal getiri hem de sosyal/çevresel etki hedeflenir.
- Performans ve etki ölçümü zorunludur.
- Yenilenebilir enerji, tarım, sağlık, eğitim, uygun fiyatlı konut gibi alanlarda gerçekleşebilir.
- Girişim sermayesi, borçlanma, özel sermaye gibi farklı yatırım türlerinde yapılabilir.
Türkiye’de de son yıllarda bu alana yönelik ilgi artmıştır. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü, Kalkınma Ajansları, Etkiyap gibi kurumlar ekosistemi geliştirmek için aktif çalışmalar yürütmektedir.
Etki Yatırımlarının Araçları: Sosyal Etki Tahvili ve Katalitik Sermaye
Dünyada sektör bu kadar büyümüş olmasına rağmen etki yatırımları yatırım çekme konusunda halen bazı zorluklar yaşamaktadır. Bu zorlukları azaltmak adına zamanla etki yatırımları için kaldıraç görevi görecek yeni konseptler geliştirilmiştir. Bu konseptler arasında Sosyal Etki Tahvili (Social Impact Bond, SIB) ve Katalitik Sermaye (Catalytic Capital) öne çıkmaktadır.
Sosyal Etki Tahvili, sosyal sorunların çözümü için geliştirilmiş bir finansman aracıdır. Devlet, özel sektör ve STK işbirliği ile yürütülür. Yatırımcılar belirlenen sosyal sorunun çözümü için hizmet sağlayıcıya finansman sağlar. Hedeflere ulaşılırsa yatırımcıya ödeme yapılır ve bu sayede yatırımcı kazanç elde eder. Hedeflere ulaşılmazsa ödeme yapılmaz. Bu yatırım türünde risk yatırımcıya aittir.
Sosyal Etki Tahvili, devlet, özel sektör ve STK iş birliğiyle yürütülen, başarıya bağlı ödeme modelidir.
Örneğin, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bir belediye destekleyip belli bir aşamaya getirdiği kadın kooperatiflerinin yıllık satış hacminin %50 artırılmasını istiyor. Yatırımcı hedefe ulaşılması için projeyi finanse eder. Eğitim, pazarlama danışmanlığı ve dijitalleşme yatırımı gibi çalışmaların yürütülmesini sağlar. Bağımsız denetim mekanizmaları aracılığıyla ölçüm yapılır. Hedefe ulaşılmışsa belediye yatırımcıya parasını ek getirisi ile birlikte öder.
Dünyadan ve Türkiye’den Gerçek Sosyal Etki Tahvili Örnekleri
Görüldüğü üzere sosyal etki tahvilinde bir hedef belirleniyor ve hedefe ulaşılırsa ödeme yapılıyor. Yatırımcılar yatırımı makul bulursa yatırım yapıyor. Sosyal etki tahvili etki yatırımları ekosisteminde çok güçlü bir araç. Ama şöyle bir soru soralım.
Ya yatırımcılar yatırımı riskli bulup yatırım yapmazsa, ama aslında o riskli yatırıma cesur bir yatırımcı can suyu niteliğinde destek verip diğer yatırımcıları da harekete geçirip çok önemli bir sorunun çözümüne katkı sunarsa nasıl olur?
İşte bu sorunun da cevabı etki yatırımları ekosistemine katkı sunacak yeni bir araç olan Katalitik Sermaye’den (Catalytic Capital) geçiyor.
Genellikle yoksul coğrafyalarda özellikle yeni ve henüz kanıtlanmamış, yeterli büyüklüğe ulaşmamış veya daha zorlu risk-getiri profillerine sahip fırsatlar için önemli sermaye boşlukları bulunmaktadır. Katalitik sermaye, bu tür sermaye boşluklarının giderilmesi için hayata geçirilmiş etki yatırımlarının çok hızlı büyüme gösteren bir alt bileşenidir.
Katalitik sermaye, kâr elde etmekten çok sosyal ya da çevresel etki yaratmayı hedefleyen bir yatırım türüdür. Bu sermaye, normalde riskli veya yeterince kârlı görülmediği için kimsenin yatırım yapmadığı girişimlere “önce ben varım” diyerek destek olur.
Güneydoğu Anadolu Bölgesinde sosyal etki tahvilinde verdiğimiz kooperatif örneğini katalitik sermayeye uyarlayacak olursak;
Yatırımcılar kooperatiflerin somut çıktılarını henüz görmedikleri için risk almaya çekinir. Bir yatırımcı sürece dahil olur ve “bu kooperatiflerin markalaşması ve ürünlerini ticarileştirmesi için ilk 5 Milyon TL’yi ben karşılıyorum” der. Bu yatırım sayesinde markalaşma sağlanır, satışlar başlar. Başarı görünür hale geldikçe bunu gören diğer yatırımcılar da yatırım yapmaya başlar.
Katalitik sermaye umut vadetmeyen ama önemli sosyal sorunların çözümüne katkı sunacak yatırımlar için çok güçlü bir kıvılcım, tetikleyici güç görevi görür. Bir kimyasal tepkimede katalizör neyse, katalik sermaye de yatırım dünyası için budur. Katalitik sermaye, başka yatırımları tetikler, cesaretlendirir, hareketi başlatır. Tek başına bile büyük etki yaratabilir.
Bir kimyasal tepkimede katalizör neyse, katalik sermaye de yatırım dünyası için budur.
Klasik yatırımlar karı önceleyen, güvenli alanları seven ve kısa vadeli düşünen yatırımlar iken katalitik sermaye etki öncelikli, riskli ama faydalı girişimleri destekleyen, sabırlı ve uzun vadeli bakış açısına sahip yatırımlardır.
Katalitik sermayenin anlaşılması için başarılı olmuş bir örneği özetle verelim.
FarmWorks, Kenya'da küçük çiftçilere tarım girdileri, finansman, eğitim ve pazara erişim sağlayan bir sosyal girişimdir. Bu sektörde kar marjları düşük, tedarik zinciri kırılgan, müşteri satın alma gücü düşüktü. Kısa vadeli kâr ve çıkış (exit) beklentisi karşılanamıyordu.
2021’de Acumen Dayanıklı Tarım Fonu, klasik yatırımcıların girmeye yanaşmadığı bu alana, sabırlı ve tohum öncesi finansman sağladı. Amacı kârı değil, etkiyi önceleyen yatırımcı olarak ilk adımı atmak ve şirketin büyümesine alan tanımaktı.
Bu destek sayesinde;
- FarmWorks, hizmetlerini uçtan uca bir destek paketine dönüştürdü.
- Kenya'nın en büyük yerli taze sebze dağıtıcısı haline geldi.
- 3.000 çiftçiyle çalışıyor, ayda 1.000 tonun üzerinde ürün satıyor.
- 2024’te, 4,1 milyon dolarlık pre-Series A yatırımı aldı — bu da artık piyasada yatırım yapılabilir hale geldiğini gösterdi.
Bu örnek, katalitik sermayenin klasik yatırımcıyı cesaretlendiren “öncü rolünü” çok net şekilde ortaya koyuyor.
Katalitik sermaye ve sosyal etki tahvilinin karşılaştırmasını aşağıdaki tabloda görebilirsiniz.
Katalitik sermaye, yatırım ortamının gün geçtikçe iyileştiği ve girişimcilik ekosisteminin geliştiği ülkemizde; kadın girişimciliğinden kırsal kalkınmaya, afet sonrası toparlanmadan genç istihdamına kadar, geleneksel sermayenin yatırım yapmaktan çekindiği birçok alanda yatırımları mümkün kılmak ve çözümler üretmek için stratejik bir fırsat penceresi sunuyor.
Yorumlar
Yorum Gönder