Kamu Zekası: Kamunun Öğrenen Makinelere Evrimi
Geçtiğimiz günlerde ABD’de çok önemli bir gelişme yaşandı. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), 30 Haziran 2025’den itibaren cderGPT adını verdiği özel bir büyük dil modelini (LLM) kullanarak ilaç onay süreçlerini birkaç gün içinde tamamlamayı hedefliyor. Yani 6-10 ay süren mevzuat süreçleri artık dakikalar içinde değerlendirilebilecek. Bu üretici yapay zeka aracı FDA’nin iç süreçlerine özel olarak eğitilmiş bir dil modeli. Günün sonunda ana amaç verimsiz iş yükünü elemine ederek uzmanların daha nitelikli karar vermesine yardımcı olacak zamanı yaratmak.
Bu gelişme kamuda tam anlamıyla bir kırılma noktası. OpenAI CEO’su Sam Altman 2023 yılında ABD senatosuna “bizi düzenleyin” derken, geçtiğimiz günlerde Çin’in sağladığı muazzam gelişme karşısında geride kalmamak için “Bizi destekleyin, kısıtlamayın” çağrısında bulundu. Yaşanan son gelişmelerle birlikte ABD’nin amacı ülkeyi yapay zekada dünyanın süper gücü yapmak ve bunu yaparken de hem kamu hem de özel sektör için hafif dokunuşlu regülasyon yaklaşımını benimsemek.
ABD’de bu gelişmeler yaşanırken diğer ülkeler de gelişmelerin gerisinde kalmamak için bir çok çalışma yürütüyor. İngiltere hükümeti başta merkezi hükümet ve yerel yönetimler olmak üzere kamuda verimliliği artırmak, bürokrasiyi azaltmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla “Humphrey” isimli yapay zeka araçları içeren bir proje hayata geçirdi. Proje paketi içerisinde yer alan Consult aracı kamuoyu danışma cevaplarını özetliyor ve analiz ediyor, Minute aracı toplantı notlarını otomatik olarak kaydediyor ve özetliyor, Redbox aracı politika özetleri hazırlıyor, belge taslaklarına yardımcı oluyor, Parlex aracı parlamento tartışmalarını analiz ediyor, karar vericilere bilgi sağlıyor, Lex aracı hukuki analiz yapıyor ve karar süreçlerini destekliyor.
Örneğin Minute isimli araç 25 belediyede deneme amaçlı kullanılmaya başlandı. Hedef 320 belediyeye ulaşmak. Bu sistem, belediye toplantılarını kaydediyor, konuşmaları gerçek zamanlı özetliyor, kararları sistemleştiriyor. Bu araç, Başbakanlık toplantısında kullanılan ilk yapay zekâ aracı olarak tarihe geçti. Yüzde 40’a kadar manuel not alma süresinde azalma sağladı. Ama asıl çarpıcı olan şu: İngiltere, artık bilgiyi kayıt altına almayı değil, devleti öğrenen bir makineye dönüştürmeyi hedefliyor. Sadece bu araçla bile yıllık £45 milyar verimlilik potansiyeli hedefleniyor.
Singapur’da GovTech Chatbot’ları (Ask Jamie, HealthBuddy, CPF Chatbot) vatandaş sorularını çok dilli, 7/24 otomatik yanıtlıyor. Bu sayede çağrı merkezi iş yükünde %50 azalma, yanıt sürelerinde %80 hızlanma sağlandı.
Japonya’da yapay zeka deprem tahmin sistemleri derin öğrenmeyle sismik verileri analiz ederek erken uyarı sağlayarak deprem tespit doğruluğunda %70 artış, daha hızlı tahliye ve kaynak planlamasına imkan tanıyor.
Güney Kore’de Stalking (takıntılı takipçilik) önleyici yapay zeka teknolojisi kullanılarak takip/stalking suçlarının önceden tespit edilip mağdurları ve polisi uyarmak hedefleniyor. Bu kapsamda şu ana kadar 1.200 yüksek riskli mağdurun korunması sağlandı.
Ülkemizde de başta İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere bir çok bakanlık bünyesinde kurum ve kuruluşlar yapay zeka araçlarını iş süreçlerine entegre etmeye başladı. Örneğin Hızır, Analiz Sistemleri Narkotik Ağı (ASENA), GAMER, Muhatap, UYUMA, KADES, MEB asistan, EBA Sanal Asistan, Dijital Vergi Asistanı, NeyimVar gibi yapay zekâ uygulamaları bunlardan bazıları. Yine TÜBİTAK tarafından yapay zeka ekosisteminin geliştirilmesi amacıyla bir çok çalışma yürütülüyor ve destekler veriliyor. Bu kapsamda Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi doğrultusunda kamu kurum ve kuruluşlarının ihtiyaç duyduğu yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesi, yapay zekâ alanındaki bilgi birikiminin bu çözümler için kullanılması ve yaygınlaştırılması amacıyla 1007 Programı kapsamında “Kamu Yapay Zekâ Ekosistemi” başlıklı çağrısına geçtiğimiz aylarda çıkıldı.
Yukarıda verdiğim örnekler yapılan çalışmaların çok küçük bir özeti. Kamu sektöründe yapay zekâ artık bir deneme değil, hızlanan bir norm:
- İsveç, yapay zekâyla gelen e-postaları sıralıyor.
- İtalya, mahkeme kararlarını anonimleştiriyor.
- Belçika, işgücü planlamasını YZ ile eşleştiriyor.
McKinsey verilerine göre, kurumların %78’i 2024 itibarıyla en az bir birimde yapay zekâyı aktif kullanıyor. Ve %65’i üretken yapay zekâyı test ediyor.
Yapay zeka ile ilgili hergün yeni bir gelişmeye şahit oluyoruz. Ülkeler bu gelişmeler ışığında yasal düzenlemeler için adımlar atmaya başladı.
Yapay zeka mevzuat düzenlemesi ile ilgili ilk kapsamlı adımı AI Act Yasası ile AB attı. Yasa, risk temelli bir yaklaşım benimsiyor ve yapay zeka sistemlerini dört risk kategorisine ayırıyor: kabul edilemez risk, yüksek risk, sınırlı risk ve minimal risk. Yasa kapsamında kamu kurumlarının kullandığı yüksek riskli AI sistemleri için özel uyum ve denetim süreçleri öngörülüyor.
ABD’de 2023 yılında imzalanan Başkanlık Kararnamesi ile federal kurumların AI kullanımında güvenlik, şeffaflık, insan hakları ve iş gücü etkileri gibi başlıklarda standartlar getirilmesi öngörülüyor. Federal kurumlarda “Chief AI Officer” atanması ve AI yönetim kurulları oluşturulması zorunlu hale getirildi.
Çin, tavsiye sistemleri, deepfake'ler ve üretken yapay zekaya odaklanan, bilgi kontrolünü ve halka açık yapay zeka için bir lisanslama sürecini vurgulayan yasalar çıkardı.
Ülkemizde de bu alanda erkenden adımlar atıldı. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı iş birliğinde ve ilgili tüm paydaşların etkin katılımıyla hazırlanan "Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi 2021-2025"’e ilişkin 2021/18 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 20/08/2021 tarihli ve 31574 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Vizyonu "müreffeh bir Türkiye için çevik ve sürdürülebilir yapay zekâ ekosistemiyle küresel ölçekte değer üretmek" olan strateji 6 stratejik öncelik etrafında tasarlandı.
- YZ Uzmanlarını Yetiştirmek ve Alanda İstihdamı Artırmak
- Araştırma, Girişimcilik ve Yenilikçiliği Desteklemek
- Kaliteli Veriye ve Teknik Altyapıya Erişim İmkânlarını Genişletmek
- Sosyoekonomik Uyumu Hızlandıracak Düzenlemeleri Yapmak
- Uluslararası İş Birliklerini Güçlendirmek
- Yapısal ve İşgücü Dönüşümünü Hızlandırmak
2021-2025 dönemi Eylem Planı, YZ alanında son dönemde yaşanan gelişmeler ve ülke ihtiyaçları göz önünde bulundurularak, 12. Kalkınma Planı doğrultusunda 2024-2025 Eylem Planı olarak güncellendi.
Bir kısmına değindiğim ve daha bir çok ülkede yürütülen mevzuat çalışmalarında öne çıkan bazı ortak unsurlar ve eğilimler söz konusu. Bunlar;
- Risk Temelli Yaklaşım: AI sistemlerinin risk düzeyine göre farklı düzenlemelere tabi tutulması yaygınlaşıyor.
- Şeffaflık ve Denetim: Kamu sektöründe kullanılan AI sistemleri için şeffaflık, insan denetimi ve veri kalitesi ön planda tutuluyor.
- Etik ve İnsan Hakları: AI uygulamalarının etik, ayrımcılıktan uzak ve temel haklara saygılı olması vurgulanıyor.
- Bağımsız Denetim Kurumları: Birçok ülke, AI uygulamalarını denetleyecek yeni kurumlar veya mevcut veri koruma otoritelerine yeni görevler veriyor.
- Uyum ve Yaptırımlar: Özellikle yüksek riskli alanlarda ciddi uyum yükümlülükleri ve yüksek para cezaları öngörülüyor.
Bunca yüksek potansiyele rağmen yapay zekânın önyargı üretmesi, enerji tüketimiyle sürdürülebilirliğe tehdit oluşturması, yanlış bilgiyle kamuoyunu manipüle etme potansiyeli ile veri kalitesi ve kurumsal şeffaflık eksikliği gibi büyük tehditler barındırıyor. Bu durum en çok kamu sektörünü etkileyecek gibi duruyor. PwC risklerin kamu sektörünü daha az etkilemesi için Sorumlu Yapay Zekâ (Responsible AI: RAI) adında bir yaklaşım öneriyor. Bu yaklaşımın temel ilkeleri aşağıda verilmiştir.
- Gizlilik öncelikli yaklaşım: Şifreleme ve anonimleştirme
- Önyargı azaltma: Çeşitli ekiplerle geliştirme, dengeli veri kullanımı
- Şeffaflık: Açıklanabilir ve anlaşılır algoritmalar
- Siber güvenlik: Sistemlerin saldırılara karşı dayanıklı hale getirilmesi
- Çevresel etki: Sürdürülebilirlik gözetilerek enerji verimli sistemler kurulması
- Dayanıklılık: Güvenilir ve yüksek performanslı sistemler geliştirme
OECD tarafından yayınlanan “Governing with Artficial Intelligence: Are Governments Ready?” isimli raporda dört boyutta yapay zeka uygulama prensibi sunuluyor.
Vizyon ve Liderlik: Ulusal düzeyde yapay zekâ stratejileri; siyasi sahiplenme
Yönetişim ve Kapasite: Kamu kurumlarının iç kapasitesi, görev dağılımı ve hesap verebilirlik
Yasal-etik Dayanaklar: Gizlilik, açıklanabilirlik, ayrımcılık karşıtı önlemler
İzleme ve Değerlendirme: Etki ölçümü, risk analizi ve kamusal denetim mekanizmaları
Bu prensiplerde ana amaç yapay zekânın kamu sektöründe etkin, etik ve vatandaş odaklı biçimde nasıl kullanılabileceğine dair yönetişim çerçevesi sunmak.
Yapay zekâ kamu sektörü için tarihi bir fırsat penceresi açıyor. Goldman Sachs tarafından yapılan bir analize göre yapay zekâ, küresel GSYH’yi önümüzdeki 10 yılda %7 (yaklaşık 7 trilyon dolar) artırabilir. IMF, 2025-2030 arasında yapay zekânın küresel ekonomik çıktıyı her yıl %0,5 artıracağını hesaplamıştır.
Deloitte tarafından ABD kamu sektörü için yapılan bir simülasyonda, orta düzeyde yapay zekâ yatırımıyla kamu çalışanlarının zamanının %13-15’i kadar tasarruf sağlanabileceği, yüksek yatırım senaryosunda ise bu oranın %27-30’a çıkabileceği hesaplanmıştır. Bu, yüz milyarlarca dolarlık iş gücü ve operasyonel maliyet tasarrufu anlamına geliyor.
Yapay zekanın açtığı bu fırsat penceresi iyi değerlendirilir, riskler iyi yönetilir, etik ilkelere sadık kalınırsa ve vatandaş faydası odağa alınırsa işte o zaman gerçek bir dönüşüme şahitlik edebiliriz.
Yorumlar
Yorum Gönder